31 Ocak 2012 Salı

dişlerin ağrısı.

Dün gece bir kez daha dişlerimin ağırıları sebebiyle kıvrandım. Ağrılarımı 1200 mg ibuprofenle bastırmaya çalıştım. Ağrılarsa bana mısın demedi. Dişlerimin bana çektirmediği kalmadı ya da benim onlara çektirmediğim kalmadı.

Ruhi ağrılarımın yanısıra fiziki ağrılar çekince geçmek istiyorum. Zihni çıkmazlarda kayboluyorum. Geçmek istiyorum. Sayısız ağrı kesici yutmak, uçana kadar esrar içmek, temiz kana eroin karıştırmak ve nefes borusunu kokainle doldurmak nasıldır? Ölmek istemiyorum.

Allah diş doktorlarını başımızdan eksik etmesin.

30 Ocak 2012 Pazartesi

hala başaramadım.

Günlerimin korkularla kaplı olmasının sebebi geçmiş dünlerim. Kuşkularımın, korkularımın kalbime kayışı koparttı kafamın kayışını. Artık yaşadığım bir paranoyaklık hali.

Bugünün tövbeleriyle silmeye çalışıyorum dünleri. Arınmaya çalışıyorum bin bir türlü yöntemle, ve ulaşmaya çalışıyorum ta eski dünlere.

Yıllar geçti hala başaramadım.

29 Ocak 2012 Pazar

kabuğuma çekildim.

Sağda, solda insanlar olabilir.. kalabalıklar oluştura bilirler! Herkes benimle konuşa bilir.. hatta bazıları beni seve bilir. Ben ise yalnızım. Kendim seçtim.. şikayetçi değilim. Şikayetçi değilim!

Sebebi ise insanlar ve ben. Ve ben kabuğuma çekildim.

26 Ocak 2012 Perşembe

mantolu adam.

Evde mantoyla gezen bir adam. Korkma. Bildiği korkunç hikayeleri anlatmaz. Sorma. Anlatmaz. İki kere ikinin dört ettiği bir dünyada yaşadığını biliyor. Fakat öyle olmayan bir dünya hayal ediyor. Matematiği seviyor üstelik.. sadece hayal ediyor.

Walt Disney'in yalanına kanmıştı. Geçti. Artık her hayal ettiğini yapamayacağını biliyor! Yapamaz! Fakat kimsenin hayallerini elinden alamayacağını da biliyor. Biliyor.. biliyor. biliyor..

Bildikleri yetmiyor.

25 Ocak 2012 Çarşamba

akbabalar.

Akbabaların hakkını kimse yememeli. Öldürmüyorlar. Kuşlar ekmek derdinde. Ezip bırakan, vurup bırakan ve aç bırakan..

Klavyeler kırılsın.
Hak yenmesin.

22 Ocak 2012 Pazar

insan aciz.

Ah zavallı Werther. Aşk senin de varlığını değiştirmiş. Varlığı değişmeyen adam hiç aşık olmuş mudur ki? Aşk ve fikrinin çatışmasından doğan çelişki aklını karıştırmış. Hiç zorlama  Werther! Milyon örnekte versen hakikati değiştiremezsin.

Ah zavallı Hafız. Ah zavallı ben.
"Am 21. August.
Umsonst strecke ich meine Arme nach ihr aus, morgens, wenn ich von schweren Träumen aufdämmere, vergebens suche ich sie nachts in meinem Bette, wenn mich ein glücklicher unschuldiger Traum getäuscht hat, als säß ich neben ihr auf der Wiese und hielt' ihre Hand und deckte sie mit tausend Küssen. Ach wenn ich dann noch halb im Taumel des Schlafes nach ihr tappe, und drüber mich ermuntere - ein Strom von Tränen bricht aus meinem gepressten Herzen, und ich weine trostlos einer finsteren Zukunft entegegen."
Die Leiden des jungen Werthers, Johann Wolfgang Goethe
İnsan aciz.

17 Ocak 2012 Salı

akşam ezanı.

80'lı yılların başı..
Ulu minareden akşam ezanı okunuyor. Kızlarkale köyünde bir fiktif karakter doğuyor. Hayatımda Erzuruma ayak basmamış ben, realitede var olmayan bu hikayenin peşine düşüyorum. Üzülüyorum.

Hafız acılarla dolu bir hayat sürer. 34 yaşına girdiğinde intihar etmek için, doğduğu topraklara döner. Doğduğu topraklarda ölmek ister. Büyük günahın eşiğinde Hafız. Lakin kaderinde yok intihar. Allahın başka planları var!

15 Ocak 2012 Pazar

pişmanım.

Beni bu hale getiren bi aşk mı? iki aşk mı? Henüz yalnızlığımın katresi akmadı. Hiç gözyaşım dökülmedi zapt edilmiş maziye. Gözyaşlarının değerleri farklı. Gözyaşının çeşitleri sayısız.

Pişmanım onca şiir yazdığım için. Pişmanım onca kitap okudğum için. Pişmanım onca konuşma dinlediğim için. Pişmanım kendimi kaptırdığım için. Pişmanım sevdiğim için. Pişmanım yıkıldığım için. Pişmanım yaptıklarım için. Pişmanım yazdıklarım için.

Denktaş'ı ve Kıbrıs'ı sevdiğimi iki gün önce yazmadığım için pişmanım.

13 Ocak 2012 Cuma

not defteri.

Burası bir nevi not defteri mi? Benim aklıma ne oldu? Etrafım not defterleriyle doldu. Reel. Dijital. Bu geçsin kayıtlara.. n'olur bu da geçsin kayıtlara! Ben nasıl bu hale geldim? Yılların izdüşümü notlarıma bi göz atmalıyım.

Kitap okudu. Kitapla yattı. Kitapla uyandı. Tekrar kitap okudu. Yazı yazdı. Bunlar da geçsin kayıtlara. Bu paragrafta gönderme yaptığı da geçsin kayıtlara. Ben ne zamandır, bağlantıyı kaçırdım?

Alija'yı ve Bosna'yı seviyorum. Bu da geçsin kayıtlara.
Olur mu?

12 Ocak 2012 Perşembe

ıssız ada.

Genç Wether'in acılarını amerikanın kanlı tarihine kattım. Acılara acı kattım. Bunu, not tutuyorum. İçimde dertler birikti, yani farkım yok senden. Bu da geçsin kayıtlara. Bir umut daha bağladım, uzaklara. Serde arşivcilik var, not tutuyorum gene.

Issız ada, insanlardan korkan özüme, belki en güzel çare. Yanımda hiçbir şey götürmeyeceğim. İmdi şey kelimesinin yalnızlığına üzüldüm. Hiçbir şey. Vazgeçtim bişey götüreceğim. Ne götüreceğim geçmesin kayıtlara.

11 Ocak 2012 Çarşamba

tekrar yeniden.

Rüyamda kıpkırmızı saçlı, yemyeşil gözlü bir kadın gördüm. Avustralya çöllerinde esrarkeşlerden kaçıyordu. Avustralya güneşinin altında yanarken bir türkü yakıyordu. Türkü kalbimi yaktı.

Kaç kere yazmamaya karar verdim? Kaç kere yazmamaya son verdim? Tekrar, yeniden yazıyorum. Kulağımda tınıları, hayalimde rüyam ve altımda Porsche; yol alıyorum Avustralya diyarına. Kaçıyorum tırnaklayamadığım varlığımdan, aslandan kaçan ürkek ceylan gibi. Sonunda yakalanacağım ama, ümitle kaçıyorum. Korku ile ümit yine kol kola. Korku ve ümit; varlığımın say ettiği iki uç.