28 Ocak 2013 Pazartesi

duman.

Elma, nane, kiraz, çilek, karpuz, kavun.. son aroma tarçınlı sakız.. kaç vakit geçti böyle? ya da harcandı mı? Bu zarlar nereden geldi? Öncesi kağıtlar..

1 sene, 12 ay, 4 hafta, 7 gün, 24 saat, 60 dakika, 60 saniye.. içerlerinde yüzlerce salise.. ne oluyor ya? toparlayamıyorum..

17 Ocak 2013 Perşembe

çölden otobüse giden bir yol.

Bugün Avustralya çöllerinde gördüğüm kızıl saçlı afetin benzerini gördüm. Otobüsteki güzel bir hayal değildi. Saçlarının kırmızısı daha koyu, gözlerinin yeşili biraz daha açık ve teni biraz daha yanık. Rahatsız etmeyeceğim bilsem yolculuk boyunca yüzüne bakardım.

Ah donuk duruşu insanın iki cihanını yakabilecek bir soğukluk. Keşke.. keşke gülmeseydi, konuşmasaydı.

16 Ocak 2013 Çarşamba

farklı bir saha.

jilet yiyen kızı hızırla kırk saat konuşturan tek kişi ben miyim? ve iyi mi yapmaktayım?

11 Ocak 2013 Cuma

birinci sene.

varlığımı tırnaklayamayarak geçirdiğim günler devam ediyor.

7 Ocak 2013 Pazartesi

insan hayret eder.

Bir, etkiyi tepki eşlik eder. İki, iletişmemek imkansız. Üç, bilgisizlik sorumluluğu kaldırmaz. Bunlar kadimleşen bilgiler. İnsan merak ediyor, insan neden hayret ediyor?

Hayret etmeli, fakat sonra yorumlamalı!

6 Ocak 2013 Pazar

insan merak eder.

İnsan merak eder. Neyi mi? İşte bundan bahs ediyorum. İnsan soru soran bir mahluktur. Bu pek orjinal ve marjinal olmayan tanımımla katılayım, felsefecilerin kadim insanı tanımlama serüvenine. Bir filozof demişti 'bütün insanlar ister istemez feylosoftur' diye.

Merak ediyorum Ocak bereketinin sebebini daha doğrusu yazılardaki kış bereketinin sebebini. İnsan merak eder bayağı işlerden değerli sorulara kadar her şeyi.

4 Ocak 2013 Cuma

buhran iii.

Yanılmışsam.. kabul etmeliyim!.. Kabul etmek o kadar zor mu? .. mışsam. Anlamadım!.. yazmıştım. Bak yine! .. mıştım. Ses sahibi bize acımak yakışmaz mı? Anlamıyorum. İnşallah, daha çok yolum var.

buhran ii.

Vaziyet budur?.. Bir ses geliyor sağdan ya da soldan. Çıkaramıyorum!.. Zırva diyeceğim, olmayacak. Ses sahibi evrilmiş özgürlükçüye çatmakta hem de ne çatmak. Anlamadım!.. Ses sahibi de buhranlar geçirmiş!.. Buhranı özrü olabilir mi?

Evrilmiş özgürlükçüye saymak yerine, yeni özgürlükçüye yapmasınlar demek daha önemli. Yapmasınlar.. geçmesinler. Hah geçilecekler kalkmadı mı?

buhran i.

Özrgürlükçü adam bağırdı! Bırak bağırsın, varsın iç geçirsin. Bağıran adam serbest bırakıldı ve bağırdıklarının yanlışlığı ortaya çıktı. Buhran. Zaman içersinde evrildi özgürlükçü adam. Hayır!.. evrim geçirmedi. Makro-evrim başka bir yanılgı.

Evet!.. evrilmişti adam. Artık yüksek sesle (!) konuşuyordu. Buna da mı şükür? Bilmiyorum!.. Neyse ki, özgürlükçü adam artık anlamıştı. Buhran. Zaman içersinde yenilendi özgürlükçü adam.

Yeni özgürlükçü adam bağırıyor mu? Bilmem!.. ne fark eder? Yeni özgürlükçü aslını arıyor. Yeni özgürlükçü adam da yanılmaya mahkum. Sebepleri özgürlükçü adamdan öncesine dayanıyor. Buhran.